Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin beraberindeki heyetle gerçekleştirmeyi planladığı Musul ve Kerkük ziyaretinin vize engeline takılmasıyla ilgili yapmış oldukları basın açıklaması. 15 Ağustos 2012
Ana SayfaAna Sayfa  

Genel Başkan

Konuşmaları

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin
beraberindeki heyetle gerçekleştirmeyi planladığı Musul ve Kerkük ziyaretinin
vize engeline takılmasıyla ilgili yapmış oldukları basın açıklaması.
15 Ağustos 2012

 

Şahsım, partimizin başkanlık divanı üyeleri, milletvekilleri ve danışmanlarla birlikte 18-21 Ağustos 2012 tarihleri arasında Musul ve Kerkük’e ziyaret gerçekleştireceğimiz daha önce duyurulmuştu.

Yapacağımız ziyaretin amacı olarak, mübarek Bayram Namaz’ını Kerkük Nur El Kebir Camii’nde eda etmek ve Türkmen kardeşlerimizle kucaklaşmak olarak belirlemiş ve ilan etmiştik.

Söz konusu ziyaretin; hiçbir parti, sivil toplum kuruluşu, siyaset ve devlet görevlilerinin daveti üzerine planlanmadığı da her fırsatta muhataplarına beyan edilmiştir.

Bu kapsamda Dışişleri Bakanlığımız ve Irak’ın Ankara Büyükelçiliği nezdinde gerekli girişimler titizlikle yapılmış ve lazım gelen adımlar dikkatle atılmıştır.

Musul ve Kerkük ziyaretlerimizin gerçekleşebilmesi maksadıyla, ihtiyacımız olan vize ve güvenlik konularının temini için diplomatik düzeydeki müracaatlar eksiksiz olarak yerine getirilmiştir.

Ne var ki, Irak’ın Ankara Büyükelçiliği vize talep ve beklentimizin kabul edilmediğini nedenleriyle birlikte Dışişleri Bakanlığı kanalıyla partimize bildirerek ziyaretimizin gerçekleşemeyeceğini ifade etmiştir.

Bu elbette Irak merkezi yönetiminin tasarruf ve yetkisinde bulunan bir konudur.

Ancak çok yönlü şüpheleri üzerine çeken bu engellemenin, Türk-Irak ilişkilerinin içinde bulunduğu nazik ortama dayandırılması diplomatik teamüller ve diyaloglar bakımından inandırıcı ve itibar edici bulunmamıştır.

Partimiz Irak merkezi yönetiminin bu kararını esefle ve hayretle karşılamaktadır.

Görülmektedir ki, Irak yönetimi Türkmen kardeşlerimizle biraraya gelmemizi ve Türkmen ellerine yapacağımız tarihi ziyareti olgunlukla karşılayamamış ve devlet olmanın adabıyla kaldıramamıştır.

Bu gelişmeler Barzani zihniyetinin, değişik biçim, yön ve tonlarıyla da olsa Maliki iktidarına sirayet ettiğini kanıtlamıştır.

Türkmen illerinde soydaşlarımızla arzuladığımız kavuşmanın boş bahanelerle önüne geçilmesi Irak merkezi yönetiminin kalibresini ve kalitesini açıkça gözler önüne sermiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin Irak’ta bulunması, buradaki devlet yöneticileri için risk ve endişe kaynağı değil, olsa olsa ömürlerinde çok az müşerref olacakları şeref payesi olacaktır.

Şurası açıkça bilinmelidir ki; gidemesek de, dokunamasak da ve hasret yangınını karşılık olarak dindiremesek de Türkmen ellerindeki kardeşlerimiz yüreğimizin ve gönlümüzün sımsıcak nadide köşesinde her zaman var olacaklardır.

Kerkük hoyratları nabız atışımız, Türkmen yurtları damarlarımızdaki kan olmayı sürdürecektir.

Türkmenlerin varlığı, birliği ve hayat hakkı bizim için vazgeçilmez bir hedef ve inanç olarak her daim iddialarımız ve idealarımız arasında eşsiz bir yere sahiptir ve böyle de kalacaktır.

Ayrılığın, ulaşamamanın büyük sevgileri ve bağlanışları daha da kökleştirip zirveleştirdiği tarihin insanlığa öğrettiği gerçeklerden birisidir.

Bu yüzden önümüzdeki bayram namazında birlikte olmayacak olsak da; manen safımızda, yanımızda ve aramızda Musul’lu, Kerkük’lü, Telafer’li, Erbil’li, Süleymaniye’li ve Tuzhurmatu’lu soydaşlarım tümüyle yerlerini alacaklardır.

Hiçbir fitne, dedikodu ve engelleme Türkmen kardeşlerimizle gönül ve vicdan bağımızı koparamayacaktır.

Baskı ve şiddete karşı cesaret ve onurluca direnerek milli birliklerinin şerefini lekeletmeyen Irak’lı Türkmen kardeşlerimin mübarek Ramazan Bayramını şimdiden kutluyor, Cenab-ı Allah’tan esenlikler diliyorum.

Fiziken ve bedenen değilse bile, bayram sabahında Kerkük Nur El Kebir Camisi’nde ruhen ve fikren iç içe olacağımızdan ve bunu Yüce Allah’ın bizlere nasip edeceğinden zerre kadar kuşku duymuyorum.

Irak hükümetinin ve ona yön çizen küresel gücün bu manevi ihtişama da vize sorunu çıkarması herhalde düşünülemeyecektir.