19.06.2000 - Genel Merkezde Düzenledikleri Basın Toplantısında Yapmış Oldukları Konuşma
Ana SayfaAna Sayfa  

Genel Başkan

Konuşmaları

Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin
Genel Merkezde Düzenlenen Basın Toplantısında
Yapmış Oldukları Konuşma
19 Haziran 2000

Değerli Basın Mensupları !

Hepinize hoşgeldiniz diyorum.

Bugün, birkaç haftadır gündemi oluşturan bazı konularda açıklamalarda bulunmak; ayrıca bazı partilerin yetkililerinin ve temsilcilerinin muhalefet yapmak için, belki de bile bile doğruları ters yüz etmeye çalıştığı ve kamuoyunu yanlış bilgilendirdiği konulara da açıklık getirmek istiyorum.

Muhalefette bulunan iki siyasi partimizin yetkilileri; ülkede yıllardan beri, ilk defa uzlaşma ve atılım ortamı sağlanmışken, ülke ve millet menfaatini bir tarafa bırakmış, sadece kendilerini ve partilerini kurtarma sevdasına kapılmışlardır. Onlar, bu istikrarı sanki nasıl bozarız, koalisyonu nasıl yıkarız anlayışını, kendilerinin temel felsefesi haline getirmişlerdir. Tabiri caizse onlar, "ateş olmayan yerden duman çıkarmak" ile meşguldürler. Bunun için, "suret-i hak"tan gözükerek, partililerine, tabanlarını tatmine yönelik bir politika takip etmektedirler. Bunu yaparken de MHP'ye saldırmayı ihmal etmemektedirler.

Bu partiler, MHP'nin takip ettiği ilkeli, dürüst ve temiz siyasete gölge düşürmeye çalışmaktadırlar. Çünkü MHP'nin "Önce Ülkem ve Milletim, sonra Partim ve ben" felsefesinin Türk Kamuoyunda tasvip gördüğünü farkettikçe paniklemektedirler. Bu panikleme de; onları sağa sola sataşmaya sevketmektedir.

MHP, Yıllardan beri savunduğu fikirleri ve temel felsefesi ile milletin gönlünde taht kurduğunu, bir yıllık iktidarı döneminde takip ettiği ciddi, ağırbaşlı, olabilirleri öne olan ve uzlaşmacı bir anlayışıyla ülkenin kangren olmuş meselelerini çözme gayretleriyle göstermiştir. Türk Milletinin sorunlarını çözmek için önce, o meseleleri ve çözüm yollarını bilmek, onları çözmeyi kendine ilke edinmek, milletin değerleriyle ve dertleriyle hemdert olmak lazımdır. Türk Milliyetçileri de bunu yapmakta ve günübirlik politikalardan kaçınmaktadır. Çünkü günübirlik politikalar, Türkiye'yi çıkmaz bir yola sokmuştur. Ülkemizin içinde bulunduğu yolsuzluk ve yoksulluk, işsizlik ve haksızlık noktasında MHP'nin bir vebali ve dahli yoktur. Ancak ülke ve millet sevgisi MHP'yi bu problemlere çözüm bulmaya mecbur etmiştir. Bundan dolayı MHP, 65 milyon Türk insanına hizmeti amaç edinmiştir. Bu amaç doğrultusunda çalışmaya başlayan MHP'li milletvekilleri; kamplaşmalar ve çatışmalar yüzünden çıkarılamayan yasaların çıkarılmasına, Meclisin disiplinli çalışmasına, uzlaşma ve iş yapmaya katkı sağlamışlardır.

Basın-Yayın Kuruluşlarımızın Değerli Temsilcileri !

MHP, Merkezde olan bir partidir. Çünkü MHP, Türk Milletinin bütün değerlerini, tasalarını, beklentilerini, geçmişini ve geleceğini kucaklayan 65 milyonu "aynı kazanda kaynatan" bir anlayışı temsil etmektedir. Bunun için Merkezde bir partidir. Diğer partilerin, diğer görüşlerin, bu merkezin neresinde olduklarına kendilerinin karar verip yer bulmaları gerekmektedir. MHP, bir yer arayışı içinde de, kimsenin yerini elinden alma gayreti içinde de değildir. Bazı partilerin telaşını; bazı gazete köşe yazarlarının yorumlarını,  bazı kesimlerin senaryolarını anlamak mümkün değildir. Bunlar ya MHP'yi tanımıyor ya ısmarlama senaryo üretiyor veya düşmanlıklarını dışa vuruyorlar. MHP'yi olduğu gibi tanımaya çalışırlarsa, hak sahibine hakkını verirlerse; Türkiye'nin düzlüğe çıkmasına, önünün açılmasına katkıda bulunmuş olacaklardır.

Bazı yazarlar, kendi subjektif kanaatleri çerçevesinde, MHP'yi değerlendirmeye çalışmaktadır. Bu kişiler,  MHP'yi olduğundan farklı gösterme ve kendilerine göre bir MHP imajı çizme gayreti içine girmişlerdir. Onlar bilsin ki; Ahlakçılık,  Şahsiyetçilik, İlimcilik Türk Milliyetçilerinin temel prensiplerindendir.

Biz MHP olarak, Türk Milletinin Merkezinde, Türk Siyasetinin Merkezinde ve  siyasî yelpazenin merkezindeyiz. Biz, bu millete pamuk ipliği ile bağlı değiliz, ithal de hiç değiliz, başkalarının yönlendirmesiyle de tavır almayız. Biz, bu milletin özüyüz, kendisiyiz, evlad-i fatihanın özbeöz torunlarıyız. Kimliğimiz, kişiliğimiz açık ve nettir.

MHP olarak politikamız da bellidir. Olaylar karşısında duruşumuz da nettir. Parti işleriyle Meclis çalışmalarını, Hükümet işlerini birbirinden ayırırız. Vicdanî kanaatlere önem veririz; kimsenin haksız yere yıpratılmasına da imkan vermeyiz.

Milliyetçi Hareket Partisi'nin takip ettiği ilkeli ve tutarlı siyaseti anlamayanlar veya farklı anlayanlar çıkmaktadır, çıkacaktır da. Ancak MHP'nin takip ettiği siyaseti, ülkede, uzlaşma, barış, huzur ve istikrar, temiz ve ilkeli siyaset isteyen herkes anlayabilmektedir. Türkiye'de, uzun yıllardır, gerçek dışı beyanlarla Milleti ekranlarda yanıltma anlayışıyla siyaset yapmanın  zararları görülmüş ve Millet tarafından "hak ettikleri nokta"ya getirilmiştir. Türk Milleti artık günü birlik politikalarla oyalanmak istemiyor. Önünü açacak, yolsuzluğa ve yoksulluğa, işsizliğe ve haksızlığa çare olacak, 21. Yüzyılda Türk Devleti'nin lider konuma getirecek planlar, projeler beklemektedir. Ne yazık ki, laf üretmeyi politika sayanların, herhangi bir basın organında çıkan bir bilgiyi tahkik etmeden, doğru olup olmadığını araştırmadan hemen cevap yetiştirmeye çalışmayı particilik zannedenlerin MHP'den alacakları ve öğrenecekleri çok dersler vardır.

 MHP'yi hedef yapmaya çalışan bazı partilerin, bir panik içinde oldukları görülmektedir. MHP'in kendi yerlerini alacağı endişesiyle paniğe kapılmışlardır. Bu endişe ve telaş bile onların kendilerine güvenleri olmadığı gibi, kendilerine oy verenlerden ve kendi geleceklerinden de emin olmadıklarını göstermektedir. Bu durum, usûplarına bile yansımaktadır. Bununla ilgili örnekler çoktur. Ancak biz birkaç örnekle yetinmek istiyoruz

DYP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Ekinci Bey, yılların siyasetçisidir, kendisi de bunu her vesileyle dile getirmektedir. Ancak 9 Haziran 2000 tarihli basın toplantısında, yadırgadığım ve kendisine yakıştıramadığım ifadeleri olmuştur. O ifadelere bir bakalım; kime, hangi partinin tavrına yakışıyor. Ekinci, MHP'yi çifte standartlı olmakla suçlamış ve şöyle demiştir. "... Vatan sathında başka bir şey söylüyor, Mecliste başka bir şey söylüyor. Hükümette dün söylediğini bugün değiştiriyor.

Bir gün önce Apo'yu asacağız diye ilan ediyor, ertesi gün başka bir şey söylüyor. Başörtüsünü Mecliste halledeceğiz diyor, parlementoya geliyor başörtüsü meselesini kendi Milletvekilinin başörtüsünü çıkarmakla hallediyor.

Kur'an Kursları ve İmam Hatip Liselerini açacağız diyor, ama şimdi  uygulamalar tümüyle kapatılmıştır ve dolayısıyla Milliyetçi, Muhafazakar tabana dönüp bakacak yüzü kalmamıştır..."

Biz, her konuda olduğu gibi cevap verme konusunda da ilkeli ve seviyeli davranmayı uygun bulmaktayız. Onun için, bizi eleştirenlerin ûslübu ile cevap vermeyi anlayışımızla bağdaştıramayız.

Sayın Ekinci'nin bu yaklaşımına "el insaf !" denilmez de ne denilir? Seçimlerde MHP'nin söyledikleri; hem Seçim Beyannamesinde hem hazırladığı kitaplarda hem de basında vardır. Ne demişse onun arkasındadır. Sayın Ekinci'ye sormak lazım: "Dininizin, Milliyetinizin teminatı benim!" diyen lider kimdi? İmam Hatip Okullarıyla ilgili gelişmeler kimlerin iktidarında oldu ve kim bunu siyaset malzemesi yaptı ? Kur'an Kursları ile ilgili kanun o dönemde  neden çıkarılmadı?

Muhalefetteki bazı partiler ve onların paralelinde yayın yapan bazı basın-yayın kuruluşları; Ekinci'nin yöntemini çok denedi. Onlar da, Türk kamuoyunu MHP'ye karşı kışkırtmak istedi; ama Türk Milletinin aklı ve sağduyusu, bu oyunları boşa çıkardı. Çünkü Türk Milleti, ülkenin bu hale gelmesinde kimin payı olduğunu, kimin samimi, ilkeli ve dürüst davrandığını, kimin siyaset yaptığını biliyor.  Biz de "Keser döner sap döner" hatırlatmasında bulunanlara geriye dönüp bakmalarında büyük fayda olacağını hatırlatmakla yetiniyoruz.

Geçmiş alışkanlıklarıyla siyaset yapmak isteyenlere Milletimiz, "Siz hala orada mı duruyorsunuz?", "Bu bayatlamış söylemlerden vazgeçin!" dercesine cevabını vermiştir ve verecektir.

Aynı basın toplantısında "MHP öyle anlaşılıyor ki; Merkez Sağın Siyasi rantının hayaline kapılmıştır" cümlesi yer almıştır. Biz, her zaman ifade ettik, gene ifade etmekte ve altını çizmekte yarar görüyoruz: MHP kimsenin başarısızlığı üzerine siyaset yapmadı, yapmıyor, hiç kimsenin yerine göz dikmemiştir; buna ihtiyacı da yoktur. Çünkü MHP, Merkezde bir partidir. Merkez de; bütün Türk Milletidir. Türk Milletinin  değerleriyle, beklentileriyle, idealleriyle bütünleşmiş olan MHP, onu lider ülke-süper ülke yapma azmiyle yola koyulmuştur. Hedef kitlesi 65 milyonluk  Türk Milletidir. MHP, Türk siyasetine dinamizm  getirmiştir; ilkeli, seviyeli, uzlaşmacı ve laf yerine iş yapma anlayışını getirmiştir.

Değerli Basın Mensupları !

Yukarıda temas ettiğimiz yaklaşıma bir başka örnek de Fazilet Partisi yetkililerinin açıklamalarıdır. Aynı endişeyi, telaşı ve üslûbu Fazilet Partisinin yetkilerinin beyanlarında da görüyoruz. MHP; parti kapatılmasından yana değildir; partilerin kapatılmasını istisna olarak görmekte, suçların ferdiliği üzerinde durmaktadır. Onun için hiçbir partinin kapatılması üzerine kendi siyasetini oturtmamaktadır. MHP, hep ülkenin ve milletin menfaatlerini öne çıkarmaktadır. Bunun için istikrarın altını hep çizmiş, koalisyon kültürünün yerleşmesine büyük katkılarda bulunmuştur. Önceki dönemlerde basit meselelerle hükümetin yıkılmasına, koalisyonların bozulmasına alışmış olanlar; şimdi de "basit bir dalgalanmayı" hükümetin yıkılabileceği noktasına çekmekte  ve kendileri açısından yeni senaryolar üretme aracı haline getirme gayreti içine girmektedirler. Biz, hep Hükümet işi ile Parti işini, Meclis çalışması ile Hükümet ve Parti çalışmalarını ayırmaya gayret ettik. Hep dürüst davrandık, ilkeli hareket ettik. Rastgele konuşmaktan kaçındık; kamuoyunun gereksiz polemiğin içine çekilmesine karşı tavır koyduk.

FP Genel Başkan Yardımcısı sayın Mehmet Bekaroğlu'nun basın toplantısındaki üslûbunu ve benzetmelerini yadırgadığımı da ifade etmek istiyorum. Tekrar ediyorum, MHP başkalarının enkazı üzerine bina yapma sevdalısı değildir, başkalarının başarısızlığından yararlanma anlayışının sahibi hiç değildir, alnının teri olmayan hiçbir şeyin de peşinde olmamıştır. Biz, Anayasa ve Yasalara saygılıyız, meşru zeminde siyasetten yanayız.

MHP'yi tenkit edenlerin takib ettikleri siyaseti yeniden gözden geçirmelerinde fayda vardır. Çünkü MHP Türk Milleti'nin anlayışının temsilcileridir. Türk Milleti'nin tarihinde, hep mazlumlardan yana olma, düşenden yana olma tavrı vardır. Türk Milliyetçileri de hep haksızlığa uğrayanın, darda kalanın yanında olmuş ve olağanüstü durumlarda yararlanma durumuna gitmemiştir. Asıl bizi tenkite yeltenenler, "fırsatı ganimet bilip" açıkta başka, kapalı kapılar ardında başka konuşmayı; zaman zaman bütün yasa ve kurallara karşı durmayı, zaman zaman bunlara sarılmayı akıllılık zannetme anlayışından vazgeçmelidir. Türk Milliyetçileri; Türk Milleti'nin tamamının sesi; Türk Milleti'nin beklentilerinin haklı takipçisi; ilkeli, dürüst ve seviyeli politikanın temsilcileridir. Bunu herkes iyi bilmeli ve iyi kavramalıdır.

Aynı partinin başka yetkililerinin ifadelerini de; "kum üzerine bina yapma" "faraziyeler üzerine söz sarfetme" gibi eski alışkanlıkları gereği sayıyoruz. Lütfen tahkik etsinler, sözün aslını öğrensinler, sonra ona göre konuşsunlar, ona göre yorum yapsınlar.

Bütün muhalifler, sözlerinde ve benzetmelerinde "lisan-ı beyan, aynıyla insan"dır gerçeğini unutmasınlar. Söyledikleri şeyler, kendilerinin gerçek niyetlerini ve MHP'ye karşı duydukları husumetin boyutunu ortaya koymaktadır. Ama Türk Milleti, herşeyi yakinen takip etmekte; kimin nasıl davrandığını görmektedir.

Soruşturma komisyonlarında kullanılan oylara bakılırsa MHP hariç diğer bazı partilerin nasıl farklı siyaset takip ettikleri, ne yapmak istedikleri veya ne yapmak istemedikleri açıkça görülecektir.  Kendi partilerinden birisi aleyhine oy kullanılmasını siyasi bir hesaplaşma gibi görenler, bir başka partili aleyhine oy vermekte beis görmemişlerdir. Yıllardır "çete" kelimesini politikalarının temeli yapanların, bu konudaki oylamada aksi yönde oy kullanmaları, seçim meydanlarında birbirlerini "akladılar" diye tenkit edip "matik"li propaganda yapanların oylama ve sonrası tavırları Türk Milleti tarafından en güzel şekilde değerlendirilecektir.  MHP, her konuda olduğu gibi, bu konuda da  hakkı, adaleti ve hukukun üstünlüğünü savunmuştur. MHP'li üyeler kimseyi peşinen suçlu veya suçsuz kabul etme yoluna gitmemiş; meseleye siyasi olarak yaklaşmaktan kaçınmış; bilgi ve belgeler ışığında, vicdani kanâatleri doğrultusunda oy kullanmışlardır. Ayrıca MHP, soruşturma komisyonu ile ilgili olarak Anayasa'da ve Meclisin İç Tüzüğü'nde değişikliği seçimlerden önce savunmuş ve bunu raporlarına almıştır.

MHP, attığı her imzanın, verdiği her sözün arkasında durmuştur. Hükümet Protokolünde ve Hükümet Proğramında da yer alan her konuya sahip çıkmaktadır. Bunlarda yeralmayan konularda, kendi parti programı ve çalışmalarında ifadelendirdiği konuların da Türk Milleti'nin menfaatine olduğunu düşünmekte ve uygulanmasında fayda görmektedir. Türk Milleti'nin hassas olduğu bazı konular değerlendirilirken daha dikkatli davranılmasında yarar olduğunu düşünmekteyiz.

Basın-Yayın Kuruluşlarımızın Değerli Temsilcileri !

MHP olarak biz, Milletimize verdiğimiz her sözün arkasındayız. Seçimlerden önce hazırladığımız projeler; kısa, orta ve uzun vadeli olarak planlanmıştır. Türkiye'nin bütün meselelerinin çözülmesi ve lider ülke haline gelebilmesi için, Cumhuriyetin kuruluşunun yüzüncü yılı olan  2023 yılı hedef alınmıştır. Aziz Milletimiz, bunu unutmamalı; 25 yıl içinde kademeli olarak çözülebilecek bütün problemlerin hallinin, bir yılda gerçekleştirmenin imkansızlığını gözardı etmemelidir. Türk Milleti bize inanmaya ve güvenmeye devam etmektedir. Biz de onlardan aldığımız güçle Türkiye'yi lider ülke yapma hedefimizi gerçekleştirmek için çalışmaya devam edeceğiz. Türk Milleti'nin içine sindiremediği, rıza göstermediği ve Türkiye'yi kaosa sürükleyecek her konuya yaklaşımımız yine ülke ve millet menfaati çerçevesinde olacağı bilinmelidir. Türkiye bir süreçten geçmektedir. Geçiş süreçleri çok iyi değerlendirilmelidir.

57. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bir yıllık çalışmalarıyla sergilediği uzlaşmacı ve atılımcı  anlayışıyla Türkiye'nin meselelerine çözüm bulmaktadır. Sadece ülke ve millet menfaatini düşünmektedir. Hükümet, güvenle ve uyum içinde, hizmete devam etmektedir. Çünkü ülkenin çözüm bekleyen büyük sorunları vardır. Türk Kamuoyu, 57. Hükümetten bu sorunlara çözüm bulmasını ve beklentilerine çare olmasını istemektedir. Bu Hükümet'in beklentileri çare olacağını ve sorunların üstesinden geleceğine inancımız tamdır. Ancak bu yaklaşımımız, yanlış anlaşılmamalı; uzlaşmacı tutumumuz, inandığımız ve benimsediğimiz konularda taviz olarak algılanmamalıdır. Bu anlayışımız, Mehmet Akif'in, "Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum. Kesilir belki fakat çekmeye gelmez boynum!" mısralarındaki gibi değerlendirilmelidir.

MHP'nin takip ettiği siyaset, açık ve nettir.  Hiçbir art niyet ve gizli hesabı yoktur. Düşündüğü,  sadece ülke ve millet menfaatidir.

1999-2000 öğretim yılını geride bıraktık. Bu vesileyle öğrencilerimize ve öğretmenlerimize iyi ve verimli yıllar diliyorum. Dün Üniversite Sınavlarına girmiş öğrencilerimize de, geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, sonucun beklentilerine uygun olmasını temenni ediyorum.

Hepinize katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum.

 

Dr. Devlet Bahçeli
Milliyetçi Hareket Partisi
Genel Başkanı