Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, “Denizli Mitingi”nde yapmış oldukları konuşma. 10 Mayıs 2015
Ana SayfaAna Sayfa  

Genel Başkan

Konuşmaları

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin,
“Denizli Mitingi”nde yapmış oldukları konuşma.
10 Mayıs 2015

 


Değerli vatandaşlarım,

Muhterem Dava Arkadaşlarım,

Aziz Denizliler,

Saygıdeğer Hanımefendiler, Beyefendiler,

Bu muhteşem tabloyla karşılaşmaktan dolayı sizlere şükranlarımı sunuyorum.

Milli bir coşkuyla 29 Ekim Meydanı’na teşrif eden her Denizlili kardeşimi, her dava ve ülkü arkadaşımı özlem selamlıyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Denizli bugün adeta ayağa kalkmış, adeta kabından taşmıştır.

Denizli yatağına sığmayan coşkun ırmaklar gibi çağlamış, akmıştır.

Denizli layık olduğu, hak ettiği onurlu yolculuğunda kararlı adımlarla yürümektedir.

7 Haziran 2015 Pazar günü yapılacak Milletvekilliği Genel Seçimleri öncesi Ege’nin bu aziz şehrinde olmak şahsım için eşsiz bir kıvançtır.

Türkiye’nin tarihi nitelikli seçimine 29 gün kalmıştır.

Demokratik hesaplaşma yakınlaşmıştır.

Sizlerin huzurunda, 7 Haziran seçimlerinin ülkemize, geleceğimize, birliğimize, kardeşliğimize, refahımıza ve Denizli’ye hayır ve bereket getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.

Buradan Acıpayam’ı, Babadağ’ı, Baklan’ı, Bekilli’yi, Beyağaç’ı, Bozkurt’u, Buldan’ı, Çal’ı, Çameli’ni, Çardak’ı, Çivril’i, Güney’i içtenlikle selamlıyorum.

Honaz’ı, Kale’yi, Merkezefendi’yi, Pamukkale’yi, Sarayköy’ü Serinhisar’ı, Tavas’ı hasretle kucaklıyorum.

Muhterem annelerimizin Anneler Günü’nü tebrik ediyorum.

Ve hepinize hoş geldiniz, güzellikler getirdiniz diyorum.

 

Aziz Vatandaşlarım,

Değerli Dava Arkadaşlarım,

Denizli her zaman doğrunun yanında yer almıştır.

Denizli dün olduğu gibi, bugün de milli ve manevi emanetlere leke sürdürmemiştir.

İşgal yıllarında Müftü Ahmet Hulusi Efendi’nin korkusuz çıkışı Denizli’nin duruşunu özetlemiştir.

Merhum Ahmet Hulusi Efendi, zorlu ve karanlık yıllarda hilal gibi parlamış ve istiklal mücadelesinin farz olduğunu söylemişti.

Ve demişti ki; “Silahınızın olmaması mazeret değildir. Elinizde hiçbir şey yoksa üç çakıl taşı alacaksınız ve düşmana atacaksınız.”

İşte Denizli böyle bir geçmişten süzülüp gelmekte, huzurlu bir geleceğe tutunmak istemektedir.

Bu Denizli’nin en tabii hakkıdır.

Bu Denizli’nin helali ve mükâfatıdır.

Denizliler dün bahanelere sığınmamıştı.

Mücadeleden kaçmamıştı.

Milli ve tarihi sorumluluğa yüz çevirmemişti.

Bugün de aynısını yapacak, aynı heves ve heyecanla vatanına, ülkesine ve kaderine sahip çıkacaktır.

Denizli bağımsızlığından ödün vermez.

Denizli istismar ve isyan fesadına izin vermez.

Denizli bayrak olur, vatan semalarında dalgalanır.

Denizli şehit olur, manevi müdafaadan geri durmaz.

Denizli vatana bekçilik yapar, milli mirasa toz kondurmaz.

Biliyor ve yaşıyorsunuz, Türkiye iyi yönetilmekten uzaktır.

İktidardaki menfaat ve melanet kadroları her şeyi ellerine, yüzlerine bulaştırmışlardır.

13 yılda Türkiye’nin cılkı çıkmıştır.

13 yılda Türkiye’nin umutları sönmüştür.

13 yılda Türk milletine kötülük üstüne kötülük yapılmıştır.

Denizli sorunlarla boğuşurken, Cumhurbaşkanı başkanlık sevdasındadır.

Denizli sosyal ve ekonomik kayıplar yaşarken, Erdoğan yeni yeni koltuk arayışında, yeni yeni makam peşindedir.

Erdoğan muhalefet partilerine, tıpkı AKP’nin Genel Başkanı gibi çatmakta, hakaretler etmektedir.

Oysa ki, Cumhurbaşkanı tarafsız olmalıdır.

Bu yasa ve Anayasa’ya göre mecburidir.

Erdoğan devletin imkan ve kaynaklarıyla açılıştan açılışa koşmakta, hazırlanan kirli kürsülerden başkanlık propagandası ve yeni Anayasa sözcülüğü yapmaktadır.

Erdoğan hukuka kafa tutmaktadır.

Erdoğan ahlaka aykırı hareket etmektedir.

10 Ağustos 2014’de gerçekleşen Cumhurbaşkanı Seçimi’ni başkanlığa vize, yeni Türkiye’ye açılan kapı olarak yorumlamaktadır.

Dün İzmir’e gelmiş, yine bildik konuşmalarını sürdürmüştür.

Bugün de Rize ve Trabzon’da yalanlarına devam edecektir.

Erdoğan İzmir’de, 7 Haziran’da yeni Türkiye ile eski Türkiye koalisyonu arasında bir tercih yapılacağından bahsetmiştir.

2023 hedeflerine ulaşabilmek için yeni Anayasa ve başkanlık sisteminin şart olduğunu ileri sürmüştür.

Cumhurbaşkanlığı makamını işgal eden bir şahsiyet, 7 Haziran seçimleri için nasıl ve hangi hakla kanaat belirmekte, gönlündeki ve dilindeki parti için oy dilenmektedir?

Denizli bunu doğru buluyor mu? (Hayır)

Denizli Erdoğan’ın taraf tutmasını, Anayasa’yı çiğnemesini masum görüyor mu? (Hayır)

Denizli Cumhuriyet’in, demokrasinin, hak ve hürriyetlerin kuyusunu kazanları haklı görüyor mu? (Hayır)

Erdoğan İzmir’de, bir kez daha Kur’anla büyüdük, Kur’anla yaşadık, Kur’anla yürüdük demek suretiyle açıklarını manevi sömürüyle kapatmanın telaşına kapılmıştır.

Sorarım sizlere; Kur’anla büyüyen rüşvete çanak tutar mı?

Kur’anla büyüyen ihanete, melanete, rezalete ortak olur mu?

Kur’anla yürüyen, hırsızları, uğursuzları, Müslüman katillerini över mi, yanlarında durur mu?

Yüce Kitabımız Kur’an müşriklere inmiş ulvi bir tokattır.

Kur’an Allah kelamıdır ki; her satırında, her sure ve ayetinde; ahlak, iman, ihlas, buyruk ve öğüt vardır.

Kur’andan nasiplenen inanç dolu gönüller için yalan büyük günahtır.

Kur’andan feyizlenen talihli kalpler için münafıklık korkunç bir alçalma ve hastalıktır.

Kur’an manevi şifa ve rehberdir.

Ancak hak eden gönüllerde, ancak layık olan dil ve vicdanlarda yüceliğini koruyacaktır.

Hırsızlıktan suçüstü yakalananlara, bununla da yetinmeyip sahte fetvalarla hırsızlığı meşrulaştırmaya çalışanlara Kur’an kapalıdır, Allah’ın kahrı kaçınılmazdır.

Hem çalıp hem Kur’an demek nasıl bir cürettir?

Hem nankörlük edip, gönül kırmak; hem de insan onurunu çiğneyip İslam’ın kutlu mesajlarını siyasileştirmek nasıl bir iffetsizlik ve izansızlıktır?

Müslüman Türk milleti bugünkü din tacirlerine inanmaz, böylesi bir şirk ve sapkınlığa onay vermez.

Erdoğan eğer Kur’anla büyüdüyse, yolsuzlukla küçülmüştür.

Kur’anla büyüdüyse 17-25 Aralık’ta ufalmış ve dağılmıştır.

Erdoğan Kürtçe Kur’an yazıldığından, Ermenice Kur’an hazırlığından sevinerek bahsetmektedir.

Bunların başına Ebabil kuşları taş atsa yeridir.

Bunlar iblisin kadrosuna isimlerini çoktan yazdırmışlardır.

Haşa, Kürtçe Kur’an ne demektir?

Haşa, Ermenice Kur’an ne anlama gelmektedir?

Böylesi bir yanlışa, böylesi bir yozlaşmaya, böylesi bir manevi yıkıma; Müslümanım diyen birisinin düşmesi ibretlik olduğu kadar felakettir.

Zannederseniz, küfür adım adım ağlarını örmektedir.

Zannederseniz, putperestler gün be gün mevzi elde etmektedir.

Erdoğan’ın dilinde manevi değerler mahvedilmektedir.

İmam hatip liseleri yine ağızlardadır.

Başörtüsü yine gündemdedir.

Çünkü Erdoğan takiyye düğmesine basmıştır.

Çünkü Erdoğan AKP’nin kaybedeceğini görmekte, kendi akıbetinin iyi olmayacağını bilmektedir.

Dilinde cami, kalbinde kilise bulunanlar İslam’a, kutsal emanetlerimize hançer sallamakta, küfrün tetiğini çekmektedir.

Denizlili kardeşlerim, söyler misiniz bana,

Din üzerinden siyaset yapılmasını kabul ediyor musunuz? (Hayır)

Kitabımızı sinsi ve hain niyetlere alet edenlere kanacak mısınız? (Hayır)

Erdoğan başkan olmak için her yolu denemektedir.

Çanakkale’de klip, Ankara’da klik, her yede kibir olmaktadır.

Bu şahsa göre, başkanlık sistemi gelirse, bizlere parlamentoda ekmek yokmuş.

Sevsinler seni, sevsinler senin ezberlerini.

Ekmeksizlerin, ekmek bilmeyenlerin, ekmeğimize kan doğrayanların ekmek hatırlatması vahim bir sapma ve bulanıklıktır.

Erdoğan asgari ücretle ilgili beyanlarımızı eleştirmektedir.

Emeklilerimize verdiğimiz söz ve vaatleri kıskanmakta, tahrip etmeye çalışmaktadır.

Asgari ücretli kardeşim, senin refaha ulaşmanı istemeyen adam başkanlık hedefindedir.

Emekli kardeşim, senin hak ettiğin maaş ve ücreti almandan rahatsız olan şahıs PKK’yla başkanlık sözleşmesi yapmıştır.

Peki Erdoğan’ın milletimize yönelik söz ve taahhüdümüzden gocunması, tahrip etmeye kalkışması demokratik nezaketin, devlet adamlığının hangi sayfasında yazılıdır?

Erdoğan, sana sesleniyorum; bırak da bizimle göstermelik Başbakan Davutoğlu yarışsın.

Bırak da memur Başbakan Davutoğlu cevap versin.

Sana ne oluyor, neden kıvranıyor, niçin araya kaynaklık ediyor, hangi maksatla devreye giriyorsun?

Sözde de olsa AKP’nin Genel Başkanı bellidir.

Siyasi muhatabımız ortadadır.

Sarayda yediğin önünde, yemediğin arkandayken bir şey olmuyor da, emeklilerimiz, asgari ücretle çalışan milyonlar rahata ulaşmak isteyince mi sorun oluyor?

Denizlili kardeşlerim, refah düşmanlarını görünüz.

Cebinize el uzatan, kesenize dadanan yüzsüzleri tanıyınız.

Sizlerin muhtaçlığı sürsün istiyorlar.

Sizlerin işsizliği derinleşsin diyorlar.

Sizlerin yoksulluğu artsın diliyorlar.

Erdoğan kendisine sarayı layık buluyor, ama sıra size gelince bir göz evi çok görüyor.

Erdoğan evlatlarına gemi filolarını, villaları makul buluyor, sizin evlatlarınıza ekmek parasını fazla görüyor.

Bu adaletsizlik değil midir?

Bu insafsızlık değil midir?

Bu vicdansızlık değil midir?

Erdoğan çizmeyi çoktan aştığını fark edemeyecek kadar şuursuzluk çukuruna girmiştir.

Davutoğlu’nu itibarsızlaştırdığını anlamayacak kadar şaşırmıştır.

Başbakan ise tükenişin dibindedir.

İngiltere seçimlerini örnek göstererek 7 Haziran sonrası seçimi kaybedenler için yeni bir istifa edebiyatına müracaat etmiştir.

Aynısını korsan mitingler düzenleyen Erdoğan’da söylemiştir.

Yıllardır istifa sakızı çiğneyenlere bakınız ki;

Rüşvet yediler, istifa etmediler.

Yolsuzlukta suçüstü basıldılar, istifayı düşünmediler.

Soygun çetesi kurup devletin hazinesini boşalttılar, istifa edecek erdemi göstermediler.

Hukuk peşlerine düştü, umursamadılar.

Vatan topraklarını bırakarak kaçtılar, bayrağın indirilmesine seyirci kaldılar, şerefli davranıp görevlerinden ayrılmadılar.

Mahdumlar malı götürdü, çekinmediler.

PKK’ya Türkiye’yi peşkeş çektiler, pazarlık masaları kurdular, nedamet dahi göstermediler.

Türk askerine kumpas kurdular, utanmadılar.

Genelkurmay başkanlarını terörist ilan ettiler, arlanmadılar.

Türk kimliğine karşı hakaret ve hıyanet lobisine ortak oldular, yüzleri kızarmadı.

Türklükle karşıma gelmeyin diye seslendiler, İzmir’e gelip tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek devlet diyecek kadar siyasi varlıklarıyla çeliştiler.

Davutoğlu’na diyorum, sen 7 Haziran sonrası öyle ya da böyle zaten yoksun.

Başkanlık olursa yoksun, olmazsa da yok hükmündesin.

Sen kendi derdine yan, kendine bak.

İngiltere’ye değil, Türkiye’ye bak.

Düştüğün acıklı duruma kafa yor.

Davutoğlu çekilip gideceksin.

Erdoğan yakında Türkiye’nin gündeminden çekilmek zorunda kalacaksın.

Bu uğurda bizimle yürümeye var mısınız? (Evet)

Kasacılara, kutuculara, havuzculara, ekonomik ve siyasi kaosa karşı bizimle yürümeye söz veriyor musunuz? (Evet)

Adaleti sağlamak, hukuku tesis etmek, ahlakı hakim kılmak, milli ve manevi değerleri ayağa kaldırmak için bizimle yürümeye var mısınız? (Evet)

Bizimle Yürü Denizli.

Bizimle Yürü Türkiye.

 

Değerli Vatandaşlarım,

Aziz Dava Arkadaşlarım,

AKP Hükümetleri tam on üç yıldır iktidardadır.

Milletimiz için on üç talihsiz yıl geçmiştir.

13 kaybedilmiş sene karşımızdadır.

Rezaletler, kepazelikler ve talanlarla geçen 13 yıl ömrümüzden çalınmıştır.

Şimdi kalkmış saraydaki bir yandan,

Boynuna davul asılmış, tokmağı 17-25 Erdoğan’ın elinde bulunan zat diğer yandan kulak verin, bakın ne diyorlar?

 

Zenginleştik diyorlar.

Kalkındık diyorlar.

Refahı bütün yurda yaydık.

Vatanı imar ettik diyorlar.

Açı doyurduk, çıplağı giydirdik, işsize iş verdik diyorlar.

İddiaları bunlardır.

Bunların devr-i saltanatında birilerinin zenginleştiği çok doğrudur.

Birilerinin ceplerini doldurduğu açık bir gerçektir.

Birilerinin harama el uzattığı, birilerinin yetimin hakkını çaldığı, birilerinin boğazından haram lokmaların indiği kesindir.

Bunlara asla itirazımız yoktur.

Bizim de anlatmaya çalıştığımız zaten budur.

Ama bu zenginlik sizlere nasip oldu mu? (Hayır)

Cebiniz borçtan kurtuldu mu? (Hayır)

Kredi tuzağına düşmeden yaşayabiliyor musunuz? (Hayır)

Madem ki bunlara siz sahip olmadınız.

Madem ki zenginleşen siz değilsiniz.

Madem ki bende para yok diyorsunuz.

Sorarım sizlere, bende yoksa, sizde yoksa, para kimin cebindedir?

Paralar, milli servet kimin haram lokmasındadır?

230 milyar dolardan 800 milyar dolara çıktığı söylenen milli gelir kimin kursağındadır?

Sizin hakkınız, yetimin hakkı, biçare kulların hakkı hangi haramzadelerin saraylarındadır?

Kimin yatak odalarındaki para kasalarının içerlerindedir?

Ayakkabı kutularında deste deste haram bulunmuştur.

Vakıf adı altındaki yüzdelik tahsilat bürolarından yığın yığın kara para çıkmıştır.

Bu soygun çeteleri için helal haram fark etmemiştir.

Hani her felakette ağızlarına sakız yaptıkları “fıtrat” kelimesi var ya,

Ben de bunlara, bunların ahlaksızlıklarına aynı şeyi söyleyeceğim.

Bunların harama yeltenmeleri fıtratlarında vardır, mizaçları haramdır.

Türkiye’nin dış borcu 400 milyar doları aşmıştır. 

Bugün her vatandaşımız yabancılara onbin dolar borçludur.

Her doğan çocuk borcuyla dünyaya gelmektedir.

Ve ne acıdır ki, bu onbin dolar sizin cebinizde değildir.

Kişi başına düşen gelir de 10 bin doların altına inmiştir.

Ya memleketin bir yanında kalkınma adı altında düzmece ihalelerle milli kaynaklar birilerine peşkeş çekilmiştir.

Ya, ar-haya perdesi yırtılmış, namustan eser kalmamış bir haramzadenin gizli hesaplarına milli servet eklenmiştir.

Ya da israf abidesi, istismarın anıtı olan saray müsveddeleri ile saraylı bozuntularının hak-hukuk tanımaz vicdansızlığı her şeyi yemiş yutmuştur.

Parayı çalan onlar, borcu ödeyecek olan sizsiniz.

Borcu yapan onlar, bedelini ödeyecek yine sizsiniz.

İsraf eden onlar, emeği sömürülecek olan sizsiniz.

Cebini dolduran onlar, aç-açık gezecek olan yine sizlersiniz.

Tıkınarak doyacak olan onlar, masadan aç kalkacak olan sizlersiniz.

Onların banka hesaplarına oluk oluk haram girerken, ucu ucuna yaşayacak olan maalesef her zaman sizler olacaksınız.

Tercin sizindir.

Bu, helal ile haram kadar bir birinden ayrı iki kutuptur.

Ya önünüze uzatılmış bir lokma ekmeğe rıza göstereceksiniz,

Ya da yeter artık, nerede benim hakkım diyerek ayağa kalkacaksınız.

Ya kalkınma ve zenginleşme hikâyelerini dinleyerek uykuya devam edeceksiniz,

Ya da hayır kararıyla, soyguna, haksızlığa ve ahlaksızlığa dur diyeceksiniz.

Ya zulme, istismara, adaletsizliğe ve alçaklığa göz yumarak harama göz yumacaksınız.

Ya da Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte yürümeye başlayıp kendinize yeni ve aydınlık bir sayfa açacaksınız.

Biz inançlı kadrolarımızla yürümeye başladık.

Bunun için Bizimle Yürü Türkiye diyoruz.

Bu yürüyüş korkaklara karşı cesurların yürüyüşüdür.

Bu yürüyüş ahlaksızlığa karşı namus timsallerinin yürüyüşüdür.

Bu yürüyüş talana ve yalana karşı ahlakın yürüyüşüdür.

Bu yürüyüş, hainlere, ele kanlı teröriste, onunla müzakere edenlere karşı milli bir yürüyüştür.

Bu yürüyüş, en samimi ve saf duygularla mukaddesatımıza sahip çıkanların irfanlı ve inançlı bir yürüyüşüdür.

Bu yürüyüş sağlam adımlarla tarihi zaferlerle dolu Türk milletinin asalet ve hamiyet yürüyüşüdür.

Bu yürüyüş binlerce sene önce Orhun’dan tüm dünyaya meydan okuyan bir milletin başlattığı kudretli bir yürüyüştür.

Biz sadece adımlarımızı sıklaştırdık.

Bu yürüyüş Bizans’ı mağlup eden, Söğüt’ten filizlenen, Çanakkale’de yükselen, Sakarya’da şahlanan Türk milletinin muzaffer yürüyüşüdür.

Biz sadece saflarımızı sıklaştırdık.

Bir adım, bir adım daha.

Ne kadar melun, ne kadar hırsız, ne kadar hain, ne kadar alçak varsa önümüzdedir.

Her adımımızda biraz daha kaçacaklardır.

Her adımımızda saklanacak delik arayacaklardır.

Her adımımızda çaldıklarını çıkartacaklar ve para kasalarına saklanacaklardır.

Gelin bu şerefe siz de dahil olunuz.

Gelin bu tarihe siz de damga vurunuz.

Çoluğunuza çocuğunuza aktaracağınız muhteşem bir anın hatırasını bırakınız.

Bizimle yürüyün.

Hırsıza, arsıza, namussuza,

Yağmacıya, düzenbaza, istismarcıya,

İşbirlikçiye, soyguncuya, israfa karşı

Bizimle yürüyün.

Bizimle Yürü Denizli.

Birlikte atacağımız her adım;

Daha mutlu ve huzurlu bir Türkiye’ye doğru yol alıştır.

Daha müreffeh, daha zengin, daha kaygısız bir hayata yöneliştir.

Daha adil, daha hakkaniyetli bir döneme başlangıçtır.

Daha dik baş, daha tok karın, daha mutlu yarına ilerleyiştir.

Bu, yalnızca kararlı ve onurlu bir yürüyüştür.

Biliniz ki Milliyetçi Hareket bir kez koşmaya başlarsa,

Duracağımız tek yer arsızın, uğursuzun, haramzadenin denize döküleceği yer olacaktır.

Siz de bize katılın siz de bizimle yürüyün.

AKP’ye oy veren kardeşim, ülkemiz kötüye gidiyor.

Artık siyasi taassup ve tarafgirlikle hareket edecek vakit kalmamıştır.

AKP, aldığı oyları kötüye kullanmış, Türkiye’yi harabeye çevirmiştir.

AKP’ye destek veren kardeşim; ülken için, milletin için, vatanın için, geleceğin için bu defa birlikte yürüyelim.

Bunlarda hayır yoktur, bunlarda ümit yoktur, bunlarla huzur yoktur.

CHP’ye oy veren vatandaşlarım, Atatürk’ün kurduğu partinin halini görünüz. Alkışçıların düştükleri acıklı manzaradan ibret alınız.

Çağrım bu defa bizimle yürüyün.

Kararsız duran, henüz tercihini yapmamış kardeşim; boşuna zaman kaybetme, MHP bil ki seninle, senin yanındadır.

O halde bizimle yürümek, MHP’yi iktidara taşımak için oy verecek misiniz? (Evet)

7 Haziran’da mührünüzü üç hilale heyecanla vuracak mısınız? (Evet)

Denizli’nin kiminle yürüyeceği, çok şükür belli olmuştur.

Denizli talihi açık, geleceği aydınlıktır.

Allah hepinizden razı olsun, umutlarınız umutlarımız, talepleriniz hedefimizdir.

 

Aziz Vatandaşlarım,

Değerli Denizliler,

Milliyetçi Hareket Partisi Seçim Beyannamesini Toplumsal Onarım ve Huzurlu Gelecek vizyonuyla açıklamıştır.

Türk milleti söz ve hedeflerimizi heyecanla karşılaşmıştır.

Beş ana projemizle milletimizin tüm sıkıntılarını çözeceğiz.

Yoksullukla savaşacağız, yolsuzlukla ve terörle mücadele edeceğiz.

Devlet ve yönetim reformuyla çürümenin önüne geçeceğiz.

Ahlak ve kalitenin tesisiyle çöküşü engelleyeceğiz.

Üreten Ekonomi Programımızla sanayinin, işadamlarımızın, aç ve açıkta kalan milyonlarca masum vatandaşımızın sorunlarını gidereceğiz.

Ekonomi büyüyecek, insanımız refah ve zenginliğe ulaşacaktır.

Türkiye, MHP iktidarıyla, milli varlığına, tarihi misyonuna sahip çıkarak bugün içinde bulunduğu ataletten kurtulacaktır.

Ülkemizi 2023’de bölgesel güç ve küresel aktör, 2053’te de küresel güç mertebesine çıkaracağız.

Hedeflerimiz büyük, ülkülerimiz berrak ve herkesi kapsamaktadır.

“Türk Malı” markalı ürünler dünya markası haline getirilecek ve dünyanın her yerinde en çok aranan ürünler olacaktır.

Kaynaklarını hesaplayarak açıkladığımız plan ve projelerimiz bir yönüyle iktidar programıdır.

Emekli kardeşim biliyorum, düşük aylığınla geçinemiyorsun. Zor hayat şartlarına mahkûmsun. Hatta karnını doyurmak için ek iş yapıyorsun.

Emeklilerimize sesleniyorum, Mart ayında 1400 ve Eylül ayında 1400 lira olmak üzere yılda toplam 2800 lira Emekli Destek Ödeneği almak için bizimle yürüyün.

Mazlumlar, ezilenler, itilip kakılanlar bizimle yürüyün.

Çiftçi, esnaf, işçi, memur ile Cumhurbaşkanı ve milletvekili emeklisine aynı tutarda ödenek vermek için Bizimle Yürü Denizli.

Emeklilerimizin banka promosyonu alabilmeleri için Bizimle Yürü Denizli.

Esnafın emekli aylığından kesilen sosyal güvenlik destek priminin kaldırılması için Bizimle Yürü Denizli.

Şahit olun, sözümüz sözdür:

Emekli aylıkları arasındaki eşitsizliği gidereceğiz, emekli aylığı hesabındaki refah payını yükselteceğiz.

Kamu çalışanlarımızın çeşitli isimler altında ödenen tüm ek ödeneklerini emekli aylığına yansıtacağız.

Emeklilikte yaşa ve prim gün sayısına takılan vatandaşlarımızın mağduriyetlerini çözeceğiz.

Asgari ücretle çalışan kardeşlerim, neler çektiğinizin farkındayım.

Asgari ücreti net 1400 liraya çıkarmak, büyük şehirlerde her ay 100 lira şehir içi ulaşım desteği vermek, evi olmayan muhtaç ailelere 250 lira kira yardımı yapmak için Bizimle Yürü Denizli.

Büyükşehirlerde evi olmayan asgari ücretle geçinen kardeşimizin 1750 lira alabilmesi için Bizimle Yürü Türkiye.

İmamsız ve müezzinsiz cami kalmaması için Bizimle Yürü Denizli.

Köy ve mahalle muhtarları maaşlarının en az asgari ücret kadar yükselmesi, yani en az 1400 lira olması için Bizimle Yürü Denizli.

Köy ve mahalle ihtiyar heyetinde görev alan kardeşlerimin her ay 150 lira huzur hakkı alması için Bizimle Yürü Denizli.

Çiftçi kardeşim Allah’ın izniyle yüzünü güldüreceğiz. Başta mazot, gübre ve yem olmak üzere temel girdileri ucuza alabileceksin.

Ve mazotta, gübrede, ilaçta, tohumda, yemde, fidede, ÖTV ve KDV’yi tamamen kaldırmak için Bizimle Yürü Denizli.

Belinizi büken mazotu 1 lira 75 kuruşa indirmek için Bizimle Yürü Denizli.

Tarımı canlandırmak, çiftçimizi, hayvan üreticimizi borçtan dertten kurtarmak için Bizimle Yürü Türkiye.

Hayvan üreticilerinin yem ve kepek başta olmak üzere, kullandıkları girdilerdeki KDV’yi yüzde 1’e düşürmek için Bizimle Yürü Denizli.

Orman köylüsünün mağduriyetini gidermek için, 2/B sorununu adil bir şekilde çözmek için Bizimle Yürü Denizli.

Canlı hayvan kaçakçılığını önlemek, et ve sütte garanti fiyat uygulamak için Bizimle Yürü Denizli.

Esnaf ve sanatkar kardeşim, yeni işyeri açtıysan, beş yıl süreyle gelir vergisinden seni muaf tutacağız.

İlave olarak, kendi adına ödediğin sigorta primlerinin yarısı beş yıl süreyle devlet tarafından karşılanacaktır.

Şoför esnafımız duy sesimizi, aldığın yeni ticari araçtan 10 yıl kullanmak kaydıyla KDV ve ÖTV almayacağız.

Kamyon, otobüs, dolmuş ve taksi şoförlerimiz çalışma sürelerinizin her 4 yılı için bir yıl fiili hizmet zammı alacaksınız.

Esnaf, Bağ-Kur emeklilerimizin aylıklarını iyileştireceğiz. Gerçek manada intibak düzenlemesini yapacağız. Emekli aylıkları arasındaki eşitsizlikleri gidereceğiz.

Esnaf ve sanatkarımızın emekli aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilmesine son vereceğiz.

Bizimle Yürümeye hazır mısınız?

İşsiz kardeşim, sanayicilerimiz meraklanmayın, Üreten Ekonomi Programımızla her yıl 700 bin insanımıza iş sağlayacağız, sorunlarınızı bitireceğiz. Bizimle Yürüyecek misiniz?

Yoksul kardeşim, 29 gün daha dayan, senin sorunlarını hepten bitireceğiz.

Bugüne kadar kim hangi ad altında, hangi tutar ve miktarda yardım alırsa alsın, anasının ak sütü gibi helali olan sosyal yardım ve desteklerden kesinlikle mahrum bırakılmayacaktır.

Ve de bu yardımlar refah artışı kapsamında artırılıp devam ettirilecektir.

Muhtaç durumda olan ailelerimizin en az bir ferdine iş vereceğiz.

İş sağlanana kadar, asgari ücretin yarısı kadar, yani 700 lira “Aile Desteği” adı altında ödeme yapacağız.

65 yaşını doldurmuş kardeşlerim, size ödenen aylığı 300 liraya çıkaracağız.

Yaşlısına bakmakla yükümlü ailelere sosyal bakım yardımını helalinden vereceğiz.

Kamuya ait atıl arazileri yoksullarımıza vermekle kalmayacak, istihdam amaçlı olarak bedelsiz büyük ya da küçükbaş hayvan vereceğiz.

Bizimle Yürümeye söz veriyor musunuz?

Evi olmayan muhtaç ailelerimize sosyal konut sağlayacağız.

Veya 250 lira kira yardımı yapacağız.

İlköğretime ve ortaöğretime devam eden evlatlarımızın annelerine muhtaçlık durumlarını dikkate alarak en az 50 lira vereceğiz.

6 yaş altı bebek ve çocuklar ile hamile veya lohusa annelere şartlı sağlık yardımını artıracağız.

200 kilowatsaat elektrik tüketen ve ödeme gücü olmayan vatandaşlarımıza faturanın yüzde 75’ini geri ödeyeceğiz.

Engelli kardeşim seni asla unutmayız.

18 yaşını doldurmuş ve başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyen engellilerimize 600 lira, diğer engelli aylığı ve 18 yaş altı engelli aylığını 400 liraya çıkaracağız.

Bizimle Yürü Denizli.

Muhtaç durumdaki ailelere aylık temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri Harcama Kartları, yani Hilalkart uygulamasına geçeceğiz.

Aylık almayan, annesi ya da babası veya her ikisi de vefat etmiş evlatlarımız, size de her ay 100 lira cep harçlığı vereceğiz.

Gazilerimize 3600 günde emekli olma hakkı getireceğiz.

Bütün şehit yetimlerine iş imkanı sağlayacağız.

Öğretmenlerimizin 3600 ek göstergeden istifade etmelerinin önünü açacağız.

Bizimle Yürü Türkiye.

Öğretmenlerin özür grubu tayinlerinde yaşanan sorunları bitireceğiz.

Ek ders ile eğitim ve öğretim tazminatlarını yükselteceğiz.

Atanamayan öğretmen çilesine son vereceğiz.

Her öğrencimize, başarılı olmak kaydıyla, 10 bin liraya kadar yükseköğretim kuponu vereceğiz.

Yuva kuracak gençlerimize 10 bin lira tutarında, iki yıl vadeli, faizsiz kredi imkanı sağlayacağız.

Emniyet mensuplarımızın çalışma şartlarını ve özlük haklarını iyileştirecek, bu kapsamda polislerimizin ek göstergesini 3600’e çıkaracağız.

Astsubaylarımızın intibaklarını yapacak, haklarını verecek, uzman jandarma ve uzman erbaşların tüm mağduriyetlerini gidereceğiz.

Cemevi gerçeğini siyasi kaygılardan uzak bir şekilde kabul edecek ve devlet yardımının önünü açacağız.

Gelir dağılımındaki adaletsizliği gidereceğiz.

Devletin asli ve sürekli hizmetlerinde çalıştırılan taşeron işçilere kadro vereceğiz.

Köleliği andıran işçi çalıştırma düzenine son vereceğiz.

Kapatılan belde belediyeleri, özel idareleri ve köyleri yeniden kuracağız.

Siyasi ahlak yasasını çıkaracağız.

Kamuda sözleşmeli, geçici, taşeron çalışanı, 4/B’li, 4/C’li, vekil ve benzeri şekilde istihdam edilenlerin alayını kadrolu yapacağız.

Bölücülüğün ve terörün kökünü kazıyacak, milli birliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirecek yeni bir anayasayı milletimize hazırlayacağız.

Biliniz ki başaracağız.

Temiz siyaset, dürüst yönetim için Bizimle Yürü Denizli.

Dik baş, tok karın, mutlu yarın için Bizimle Yürü Denizli.

Denizli, bizimle yürüyecek mi? (Evet)

7 Haziran’da MHP’ye oy verecek misiniz? (Evet)

7 Haziran’da vatana, millete ve geleceğinize sahip çıkacak mısınız? (Evet)

Genel seçimler, büyük milletimizi tıpkı asırlar öncesinde olduğu gibi lider ülke Türkiye ülküsüne götürecek yolun başlangıcı olacaktır.

Tek başına iktidarımız, Türkiye’nin yeniden ayağa kalkmasını sağlayacaktır.

Türkiye sizinle tarih yazacaktır.

İşte Denizli, her şeyin tanığıdır.

Rabbim hepinizden razı olsun.

Sizleri bir kez daha sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Hepinizi Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.

Sağ olun, var olun.

Bizimle Yürü Denizli.

Bizimle Yürü Türkiye.

Ne mutlu Türküm Diyene.